Skip to content

EDIRNEGOZ.NET

Default screen resolution  Wide screen resolution  Increase font size  Decrease font size  Default font size 
Buradasınız :    ANASAYFA arrow RETİNA HASTALIKLARI

Ziyaretçi Sayısı

Mp3 Player

start Player
RETİNA HASTALIKLARI E-posta

RETİNA

Retina görmemizi sağlayan sinir liflerini içeren bir tabakadır. Retina adını verdiğimiz ağ tabakası  göz küresinin arka duvarını kaplar.Retina milyonlarca görme hücresinden oluşur.Retinayı oluşturan bu hücreler sinir lifleriyle görüntüleri görme sinirine ulaştırırlar.Görme siniri görüntüyü beyne iletir. Retinadaki bozukluklarda görüntünün beyne yanlış iletilmesine hatta hiç iletilmemesine neden olur.

Retina hastalıkları

Diabete  (şeker hastalığına) bağlı bozukluklar,
Retina dekolmanı,
Retina içi ve altı kanamalar,
Retina altında sıvı birikmesi,
Retinanın damarsal hastalıkları,
Doğuştan veya genetik hastalıklar,
Yaşa bağlı makula hastalıkları(YBMD),
Retina tümörleridir.

Retina hastalıklarında  belirtiler

 

• Işık çakmaları,                                                                                                                                                                         • Ani veya yavaş gelişen görme azalması,
• Sinek uçuşmaları
• Gelip geçici  görme kaybı,
• Görme alanında karanlık bölgeler
 
RETİNA DEKOLMANI

 Her yıl 10.000 de 1 kişide gözlenen bir göz problemidir.Her yaşta ortaya çıkabilir.Acil olarak tedavi edilmezse,kısmi veya tam görme kaybına neden olabilir.

 Retina dekolmanı, retina sinir tabakasının altındaki pigment epitelin tabakasından ayrılmasıdır. Çoğunlukla retinada oluşan yırtık veya delikler yüzünden, bu iki tabakanın arasına sıvı sızmasıyla gelişir.Ensık yüksek miyopilerde gözlenir.Retina tabakası gözün ön-arka çapı arttıkça gerilir ve üzerindeki gerilme alanı incelmeye ve bozulmaya başlar.Bazı ailesel veya dejeneratif hastalıklarda ve bazı enfeksiyonlarda da retina çevresinde yer yer incelme ve bozulmalar oluşabilir..

Retina çevresindeki incelmiş, bozulmuş sahaların varlığında, büzülen vitreus retinadan ayrılırken,retinada çekintiler oluşur.Bu çekintiler nadiren sağlıklı retinaya sahip kişilerde de gelişebilir.Retinada çekintiler hasta tarafından “ışık çakmaları,flash patlamaları” gibi algılanır.Bu ışık çakmaları bazen kısa süreli olabilir,bazende günlerce sürebilir.Bazı hastalarda ise hiç hissedilmeyebilir.

 Retina tabakasında oluşan bu çekintiler,incelmişve yapısı bozulmuş olan retina çeperindeki sahalarda yırtılmalara ve delinmelere sebep olabilir.Retinada yırtık veya delik oluşmuşsa vitreus içindeki sıvı bu yırtıkların içinden geçerek,retina sinir tabakasının altında yapışmış olduğu pigment tabakasından ayırır.Bu durum retina dekolmanı olarak adlandırılır.Dekole olan(altındaki dokudan ayrılan)retina bölgesinin görme fonksiyonu kalmaz ve hasta tarafından o bölgenin tam aksinde ‘bulanıklık,kara leke veya perde hissi’şeklinde görüntü kaybı hissedilir.Retina dekolmanı bazen bir bölgede sınırlı kalabilir,ama çoğunlukla ilerleyicidir.

Göze gelen künt veya delici darbeler,ani dekolman sebebi olabilirler.Diabet ve bazı dejeneratif hastalıklarda vitreusta retinayı çeken bantlar oluşarak traksiyona bağlı dekolmanlar gelişebilir.Bunların yanında dekolman bazı enfeksiyon,tümörlerde ve özellikle hamilelikte ortaya çıkan tansiyon krizlerinde,gözde hiç yırtık olmadanda gelişebilir.

Teşhis:Retina çevresindeki ince bozulmuş olan sahaları,buralardaki delik,yırtıkları ve dekole bölgeleri tesbit etmek için göz bebekleri damlalar ile genişletilir.Göz hekimi muayene mikroskobuyla gözün içini çepeçevre inceler.Bunun sonucunda göz içindeki yırtık veya dekolmanı tesbit edilmiş olur.Gerekirse göz ultrasonografisi yapılır.


Tedavi: Yırtık veya delikler, retinada dekolman gelişmemişse argon laserle tedavi edilirler. İleride yırtık oluşturabilecek bazı ince ve yapısı bozulmuş sahalar laser ile kontrol altına alınabilir.Argon laserle mercekler yardımıyla hasta oturur pozisyondayken muayene mikroskobuyla yırtık, delik ve dejenere sahaların etrafı 2-3 sıra laser ile çepeçevre kapatılır.Retina dekolmanı gelişen hastalarda tek tedavi cerrahi müdehaledir.

Dekolmanlı gözlerde cerrahi genel anestezi altında yapılır. Önce yırtıklar dondurularak kapatılır, çekintileri azaltmak için gözün durumuna göre, yırtık bölgesine veya gözün etrafına çepeçevre slikon konarak yırtık bölgesinde çökertme oluşturulur.Dekolman bölgesindeki sıvı alınarak dekolmanın yatışması hızlandırılır.Bu durumlarda,gözün içine genleşen gaz konulurve dekolman yatıştıktan sonra yırtık çevresi laserle kapatılabilir.

Dev yırtıklı dekolmanlarda ve vitrenin yapı değiştirip retinayı bantlarla çektiği durumlarda ( diabet, travma, enfeksiyon v.b. ) vitrektomi denilen özel bir ameliyat tekniğiyle tüm vitreus göz içinden temizlenerek retinanın çekilmesi ve gerilmesi önlenir

 DİABETİK RETİNOPATİ 

         Diabet, İnsülin salınımı veya İnsülün etkisinin yetersizliği sonucu kan şekerinin artmasıyla kendini gösteren metabolik bir hastalıktır. Uzun süreli kan şekeri yüksekliği özellikle böbrek, kalp, sinirler ve gözü etkilemektedir
Diabet, gözün özellikle sinir tabakasını ( retina) ve bu tabakadaki kılcal damarları etkileyerek çalışmasını bozmakta ve görme kayıplarına yol açmaktadır. Şeker hastalığına bağlı retina bozukluklarına Retinopati adı verilmektedir
Diabetik Retinopatinin meydana gelmesinde rol oynayan risk faktörlerinin başında şeker hastalığının süresi gemektedir. Özellikle hasalığın başından itibaren 10 yıllık süreden sonra Retinopati görülme sıklığı artmaktadır.
Kan şekeri kontrolü önemli bir faktördür. Kan şekerinin düzensiz seyretmesi ani kan şekeri yükselme ve düşmeleri Retinanın bozulmasını, hastalığın ilerlemesini kolaylaştırmaktadır. Gebelik, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği , böbrek hastalığı retinopatiyi ağırlaştıran diğer faktörlerdir.
Şeker hastalığı retinadaki kılcal damarların yapısını bozmakta, hücre kaybına yol açarak damar geçirgenliğinin bozulmasına, sarı nokta bölgesinde sıvı birikimine, beraberinde yağlı maddelerin birikmesine ve beraberinde kılcal damarların tıkanarak beslenmeyen alanların ortaya çıkmasına neden olur. Retinada kendiliğinden kanayabilen yeni damarlar oluşur. Retinanın önünde ve içinde oluşan kanamalar gözün arka boşluğuna sızabilir. Retinada damarlı zarlar oluşur ve sonuçta ciddi görme kayıplarına neden olur.
Şeker hastalarında, teşhis konulduğunda mutlaka göz muayenesi yapılmalı, retina normal ise yılda bir kez muayene tekrarlanmalıdır. Retinopati başladığında takip süresi 3-4 aylık sürelere indirilmelidir.
Diabetik Retinopatide ortaya çıkan bozuklukların tedavisinde günümüzde kullanılan tek tedavi yöntemi lazerfotokoagulasyon dur. Bu tedavi uygun zamanda ve uygun şekilde uygulandıgı takdirde şeker hastalığına bağlı ciddi görme kayıplarını önlemenin tek yoludur. Ayrıca hastaların, kan şekerini düzenli kontrolü, hipertansiyon ve kan yağlarının yüksekliğinin tedavisi konusunda uyarılmasının görmenin korunması açısından çok önemli olduğu unutulmamalıdır.
Şeker hastalarında sık olarak katarakt meydana gelmektedir. Katarakt ameliyatı sonuçları normal kişilere göre beklenen iyi sonuçları vermeyebilir, bazen Retinopati ameliyattan sonra kötüleşebilir. Bu nedenle şeker hastalarında katarakt ameliyatında acele edilmemeli retina görelebiyorsa laser tedavisi tamamlandıktan sonra ameliyat yapılmalı, ileri kataraktlı hastalarda ise ameliyattan hemen sonra uygun laser tedavisi yapılmalı ve hastalar sıkı olarak izlenmelidir.
Şeker hastalarında ortaya çıkan laser tedavisine rağmen devam eden maküla (=sarı nokta) ödeminde göz içine kortizon (=intravitreal triamsinolon enjeksiyonu ) verilebilir
Diabetik retinopatinin ileri evrelerinde geçmeyen göz içi kanamaları, retinada oluşan zarlar ve buna bağlı retina ayrılmalarında vitrektomi adı verilen ameliyatlar yapılabilir. 

 
Teşhis yöntemleri

FFA(Fundus Florecein Angiography)

Hastaya damar yoluna florecein adlı ilaç verilir. Birkaç dakika içerisinde bu ilaç dolaşım yoluyla retinada damarlara ulaşır ve bu sırada hekim Anjio cihazı ile retinanın fotoğraflarını çeker. Damarlarda kan sızıntısı olup olmadığını tespit eder ve neticeye göre hastanın tedavi şeklini belirler.

ICG (Indocianin Green Angiography)

 Hastanın damar yoluna Indocianin Green adı verilen özel bir ilaç verilir. Birkaç saniye içerisinde dolaşım yoluyla retina damar tabakasına ulaşan ilaç cihazın algılayıcı lazer tarama ünitesini uyararak otomatik fotoğraflama sağlar. Bu tetkik FFA tetkiği ile görüntülenemeyen retinanın alt katmanlardaki damarların (damar tabakasındaki) kan dolaşımı hakkında hekime bilgi vererek tedavi şeklinin belirlenmesine yardımcı olur.
 

Tedavi

Argon laser

Hastaya yapılan detaylı retina incelemesi sonucu, şeker hastalığı dolayısıyla sonradan oluşmuş ve kan sızdıran damarlar erken teşhis edilmiş ise bu damarlar Argon Lazer yapılarak kurutulur ve kanama durdurulur. Yenilerinin oluşumu önlenir. Argon Lazer tedavisi bu gibi durumlarda mevcut görmeyi muhafaza etmeye yöneliktir. Argon Lazer aynı zamanda retina yırtıklarının tedavisinde de kullanılır.
Şeker hastalarında Diabetik retinopatinin ileri dönemlerinde büyük göz içi (vitreus) kanamaları görülebilir. Bu durum daha çok Argon Lazer tedavisine geç kalındığında ortaya çıkar. Uzun süre devam eden, görmeyi azaltan ve nüks eden göz içi kanamalarında hastanın ancak vitrektomi ameliyatı ile tedavi edilebilir.

 MAKULA DEJENERANSLARI

Halk arasında Sarı Nokta Hastalığı yada Yaşa Bağlı Görme Kaybı olarak da isimlendirilen Makula dejeneresansı gözün görme merkezinin tahribata uğramasıdır. Görme zamanla kademeli olarak azalır.Merkez çevresindeki retina sağlam olduğundan körlük olmaz ancak görme azalır. .

Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu

Görme merkezinde (makula) yaş ilerledikçe ortaya çıkan bir bozukluğu anlatır.
65 yaş ve üzerindeki en başta gelen görme kaybı nedenidir. Yaşlı nüfusundaki artış göz önüne alındığında bu hastalığın önemi de artmaktadır. Hastalığın görülme oranı 65 yaşın üzerinde %3 iken, 75 yaşı geçenlerde %15’ lere varmaktadır.

Hastalığa yol açtığı düşünülen çeşitli etkenler

Hastalığın tipleri…

• Kuru tip
Retina tabakaları altına lipid (yağlı) materyal birikmesiyle oluşur. Daha yavaş ilerler ve uzun sürede görme azalmasına yol açar.

• Yaş tip
Hasta bölgede oluşan bozuk kılcal damarların retinaya doğru ilerlemesiyle oluşur. Bu tip, ani görme kaybına yol açabilir. Kuru tipe oranla daha nadir görülür. Özellikle hastanın bir gözünde zar oluşumu varsa, diğer göz de tehlikededir ( bir yıl içinde %22 oranında diğer gözde hastalık başlar )

Belirtileri

Hastalarda bazen belirti vermeyebilir, fakat ilk etapta rastlanan belirtileri aşağıda sıralanmıştır.

• Çarpık görme,
• Küçük görme,
• Bakılan alanda koyu bir leke görme gibi...

Her iki tip birbirinden anjiografik muayene ile ayırt edilir.
Kol damarlarından girilir ve verilen bir boya ( fluorescein ) gözde dolaşırken, 10 dakika süreyle gözün fotoğrafları çekilerek, bozuk kılcal damarların varlığı araştırılır.
Bazı durumlarda bu teknikle yeterli bilgi elde edilemeyebilir ve indosiyan yeşil anjiografi adını alan ve yeşil bir boyayla yapılan ikinci bir anjio gerekebilir.

Tedavi


Bu şekilde yaş tipe özgü bir zar oluşumu saptandığında, görme kaybını önlemek için lazer tedavisi ile zarı yok etmek gereklidir.
Zarın bulunduğu yere göre farklı lazerler kullanılmaktadır:
Görme merkezinden uzak olan bölgede kullanılan lazerler ışık koaglasyonu yöntemiyle zarı tümüyle yok eder. Görme alanında koyu bir leke şeklinde iz bırakabileceği için, bu teknik görme merkezindeki zarlarda uygulanmaz.
Son yıllarda, çok özel bir boya maddesi verilerek, yalnızca kılcal damarları etkileyen ve altındaki retina hücrelerinde tahribat yapmayan farkı bir lazer tedavisi foto dinamik tedavi ( PDT ) uygulanmaktadır. Tedavi sonrasında zarın kapandığı anjio ile kontrol edilir, gereken durumlarda 3 ay sonra PDT tekrarlanır. Bu teknikle %60’ a varan başarı sağlanmakta, en azından görme kaybı önlenebilmektedir.

Bu hastalıkta ne kadar erken tanı konur ve hasta takibe alınırsa, görme kaybı o derece iyi bir şekilde önlenebilmektedir.

RETİNİTİS PİGMENTOZA (Tavuk karası)

Kalıtımsal retina hastalıklarının başında gelen bu hastalığın ilaçla veya cerrahi yöntemle tedavisi günümüz koşullarında mümkün değildir. Daha çok akraba evliliği sonucu doğan kişilerde görülür.

 

Cuma, 21 Kasım 2008

Anketler

Sitemizi Nasıl Buldunuz?
 

Hava Durumu